Kahvemi yudumlarken her şeyi en iyi şekilde değirlendirmek için acele etmemenin önemini anlıyorum. Bu satırları yazarken kendi karakterim hakkında ne kadar detay vermem gerektiğine odaklanmam sadece internet kullanım alışkanlığımın ne açıda değişmesi gerektiğini de gösteriyor.
Gece lambasına baktığımda hiçbir şey bilmek istemiyorum hissi ve bir yandan da boş su bardağına bakıp kendime "su iç" diye hatırlatmam, geceleri varoluşsal sorgulamalarımdan bir tanesi. Bunun dışında önümdeki alarmlı saatin "saatli alarm mı,,alarmlı saat mi?" diye anılmasına "Kim, nasıl karar verdi ve çok düşünmemiş olsa gerek." diye düşünmem de bayağı gereksiz bir çaba. Gözümün önündeki her detayı anlatmaya çalışsam bir kitap çıkar mı? Bence bir kitaptan çok daha fazlası çıkar ama gerek yok. Masamın üstünde dolgunluktan dolayı şişmiş cüzdanın içini boşaltıp kendi haline gelmesini beklemek de ayrı bir hikaye konusu. Bu gece de böyle.
Bazen her şeyin ne kadar anlamlı olduğunu düşünüyorum. Renkleri, tüten dumanı. Nane çayına sıktığım limonun güzelliği bile bambaşka geliyor. Nane tanelerinin şeffaf fincanın içerisinde dibe çökmesini görmek ayrı bir his. Hayatı mükemmel yapan şey detayları değil sadece olması. Ve bu güzel gecede her şey sadece oluyor.
#olmak
Günlük olarak bazı haberleri okuduğumda "bana ne" demekten kendimi alamıyorum. Arada bir de alanımla ilgili olmayan bir haber okuyunca, yine zaman kaybettim hissini yaşıyorum. Bu sanırım bir tek bana özel değil.
yakın tarihli savaşlardan olan körfez savaşı ve sonucunda ateşe verilen petrol kuyuları çok ilgimi çekiyor. bu sebeple tavsiye edilen bir belgeseli bende sizinle paylaşayım. meraklısı varsa lessons of darkness diğer adı yeryüzü cehennemi olmalıymış. tüylerim diken diken izledim. #belgesel