İş, İştir
İşin ölçeği küçüldükçe veya bütçesi azaldıkça standartları da düşürmek olasıdır. Mutfak işi de bunlardan nasibini almaktadır. Televizyondaki ihtişamlı programların gösterdiğinin dışında, çoğu mutfak görevi son derece sıradandır ve kendini tekrar eder. Bu işe genellikle giriş bariyeri düşük, niteliksiz iş sınıfı olarak bakılır ve aynı zamanda kolayca görmezden gelinebilir olarak da etiketlenmiştir. Bu etiketleme tamamen yanlıştır. Mutfak ve hizmet sektörü; zamanlama, koordinasyon, envanter kontrolü ve işlerin dağılımının nasıl yapılacağı konusunda büyük çaba sarf edilmesi gereken, aynı zamanda bunların yoğunluk altında da yönetilmesini gerektiren bir iştir. Eksik kalan iş, hızla başkasının sorunu olur. Mutfaklarda on yılı aşkın süre çalıştım ve karşılaştığım durumlarda işleri düzgün bitirmek nadiren takdir getirirdi; yine de onları düzgün bitirme hali üstümde kalıcı bir alışkanlık olarak kaldı.
Şahsi olarak asla “niteliksiz” iş olarak görmediğim bu alanda, insanların sadece maaşları için orada olmadıklarını gördüğüm zamanlar da oldu. Birçoğu işe gerçekten özen gösteriyordu. Kimisinin yiyeceğe ilgisini, kimisinin servis akışının nasıl işlediğine olan merakını, kimisinin de bu gibi karmaşık sistemlerin nasıl tatmin edici şekilde yürüdüğüne dair ilgisini gördüm. Çoğu “niteliksiz” tanımlanan iş dışarıdan oldukça basit görünür; içeriden bakınca ise sürekli odaklanmayı gerektirir. Restoran işini pek sevmesem de gereksinimlerine her zaman saygı duymuşumdur.
Toronto'da yaşayan bir arkadaşım bir ramen dükkanı işletiyor. Mükemmel bir iş çıkarır ve aynı zamanda bu işi yaparken fazlasıyla sakin kalabiliyor. Beyzbol sever, Toronto Blue Jays takımını yakından takip eder. Hatta o kadar yakından ki başka eyaletlere gider ve maçları kaçırmaz. Onun dükkânında ona yardımcı olmak için çalıştığımda, benim hep taşıdığım gerilimi taşımadığını görebiliyordum. Bunu gerçekten takdir ederdiniz. İyi yiyeceğin sabırla beklenmesi gerektiği hissiyatını vermesine saygı duyuyorum. Yalnız bu ritim benim için doğal değildi. Ben daha sıkı, seri ve küçük şeyleri görmezden gelebilecek yapıda olmayan biriydim. Bu işletmelerde iki yol da geçerli: Sakin kalırsınız müşteriniz ona göre şekillenir, hızlı olursanız ona göre şekillenir. Arkadaşımın sakin kalması ustalık seviyesindeydi. Ben sadece onun gibi çalışamayacağımı biliyorum. Zaten o hâlen ramen dükkanını işletiyor; ben ise İstanbul'dan sizlere geçmiş işlerim üzerine yazılarımı iletiyorum.
Bu çalışma biçimim diğer işlerimde de aynıydı. Yıllar önce yarı profesyonel ve amatör gruplar için geceler organize ediyorduk. Kalabalıklar genellikle küçüktü. Yine de süreci tam bir ciddiyetle ele alıyorduk. Uygun ekipman, düzgün lojistik ve iyi bir tanıtım işimizi tanımlıyordu. Grup küçük ve tanınmıyor olabilirdi ama onlara olan itina, popülerliklerine göre düşürülmemişti. Bu yaklaşımlarımızın endüstriyel ölçekte karşılık bulduğuna inanıyorum. İnsanları daha fazlasını yapmaya ve sektörel yatırıma teşvik ettiğini de zamanla gözlemlemiş oldum. Bundan dolayı gerçekten mutluyum.
Bu davranış çizgim tutarlılıkla devam etmekte. Profesyonel ya da amatör, küçük mutfak ya da boş bir müzik salonu... İşin ölçeği onun gereksinimlerini değiştirmez. İş, işdir. Ve etiketler kaliteyi belirlemez.
İşin ölçeği küçüldükçe veya bütçesi azaldıkça standartları da düşürmek olasıdır. Mutfak işi de bunlardan nasibini almaktadır. Televizyondaki ihtişamlı programların gösterdiğinin dışında, çoğu mutfak görevi son derece sıradandır ve kendini tekrar eder. Bu işe genellikle giriş bariyeri düşük, niteliksiz iş sınıfı olarak bakılır ve aynı zamanda kolayca görmezden gelinebilir olarak da etiketlenmiştir. Bu etiketleme tamamen yanlıştır. Mutfak ve hizmet sektörü; zamanlama, koordinasyon, envanter kontrolü ve işlerin dağılımının nasıl yapılacağı konusunda büyük çaba sarf edilmesi gereken, aynı zamanda bunların yoğunluk altında da yönetilmesini gerektiren bir iştir. Eksik kalan iş, hızla başkasının sorunu olur. Mutfaklarda on yılı aşkın süre çalıştım ve karşılaştığım durumlarda işleri düzgün bitirmek nadiren takdir getirirdi; yine de onları düzgün bitirme hali üstümde kalıcı bir alışkanlık olarak kaldı.
Şahsi olarak asla “niteliksiz” iş olarak görmediğim bu alanda, insanların sadece maaşları için orada olmadıklarını gördüğüm zamanlar da oldu. Birçoğu işe gerçekten özen gösteriyordu. Kimisinin yiyeceğe ilgisini, kimisinin servis akışının nasıl işlediğine olan merakını, kimisinin de bu gibi karmaşık sistemlerin nasıl tatmin edici şekilde yürüdüğüne dair ilgisini gördüm. Çoğu “niteliksiz” tanımlanan iş dışarıdan oldukça basit görünür; içeriden bakınca ise sürekli odaklanmayı gerektirir. Restoran işini pek sevmesem de gereksinimlerine her zaman saygı duymuşumdur.
Toronto'da yaşayan bir arkadaşım bir ramen dükkanı işletiyor. Mükemmel bir iş çıkarır ve aynı zamanda bu işi yaparken fazlasıyla sakin kalabiliyor. Beyzbol sever, Toronto Blue Jays takımını yakından takip eder. Hatta o kadar yakından ki başka eyaletlere gider ve maçları kaçırmaz. Onun dükkânında ona yardımcı olmak için çalıştığımda, benim hep taşıdığım gerilimi taşımadığını görebiliyordum. Bunu gerçekten takdir ederdiniz. İyi yiyeceğin sabırla beklenmesi gerektiği hissiyatını vermesine saygı duyuyorum. Yalnız bu ritim benim için doğal değildi. Ben daha sıkı, seri ve küçük şeyleri görmezden gelebilecek yapıda olmayan biriydim. Bu işletmelerde iki yol da geçerli: Sakin kalırsınız müşteriniz ona göre şekillenir, hızlı olursanız ona göre şekillenir. Arkadaşımın sakin kalması ustalık seviyesindeydi. Ben sadece onun gibi çalışamayacağımı biliyorum. Zaten o hâlen ramen dükkanını işletiyor; ben ise İstanbul'dan sizlere geçmiş işlerim üzerine yazılarımı iletiyorum.
Bu çalışma biçimim diğer işlerimde de aynıydı. Yıllar önce yarı profesyonel ve amatör gruplar için geceler organize ediyorduk. Kalabalıklar genellikle küçüktü. Yine de süreci tam bir ciddiyetle ele alıyorduk. Uygun ekipman, düzgün lojistik ve iyi bir tanıtım işimizi tanımlıyordu. Grup küçük ve tanınmıyor olabilirdi ama onlara olan itina, popülerliklerine göre düşürülmemişti. Bu yaklaşımlarımızın endüstriyel ölçekte karşılık bulduğuna inanıyorum. İnsanları daha fazlasını yapmaya ve sektörel yatırıma teşvik ettiğini de zamanla gözlemlemiş oldum. Bundan dolayı gerçekten mutluyum.
Bu davranış çizgim tutarlılıkla devam etmekte. Profesyonel ya da amatör, küçük mutfak ya da boş bir müzik salonu... İşin ölçeği onun gereksinimlerini değiştirmez. İş, işdir. Ve etiketler kaliteyi belirlemez.