Başlamak
Herhangi bir şeye başlamaya karar vermek bile zordur. Size ne yapacağınızı söyleyen kimse olmadığında, kelimenin tam anlamıyla her şeyi oldurmak zormuş gibi gelebilir. Peki tekrardan başlama isteğinizi nasıl kazanırsınız? Her zaman dışarıya bakıp, “Ya, bu insanlar ne kadar üretken. Ben son zamanlarda ne yaptım?” diye mi düşünürsünüz? Bu sorgulama büyük bir hata ve ben bu temel hatayı yapanlardan biriyim; aynı zamanda tek olanın ben olduğumu da zannetmiyorum.
Nasıl başlanır, hatalardan ders alabiliyor muyuz?
Kendinize sürekli “Son zamanlarda ne yaptım?” diye soruyorsanız bu gerçekten zordur. Bu soruyu moralinizi düşürecek başka perçinleyici bir soru takip eder: “Eee, sonra?”
Kafeyi satıp Toronto’dan İstanbul’a büyük bir sıçrayış yaptıktan sonra işler benim için biraz bulanıktı. Ülkeler arasında taşınmak için iyi tasarlanmış bir planım yoktu; aynı zamanda bunu ikinci kez deneyimliyordum :) İşim yoktu ve Türkiye’deki çevremle iletişimim sönükleşmişti (ki bu dürüst olmak gerekirse tuhaf bir durum). “Yüzsüz”ün anlamını herkes bilir, yani “utanmaz, ısrarcı” anlamına gelir ve benim böyle biri olma ihtimalim bayağı düşük. Bu yüzden insanlara bir iş hakkında bir kez sorduktan sonra tekrar sormam.
Görünüşe göre mülakatlarda da şansım yaver gitmedi. Birkaç teknoloji şirketiyle mülakat yaptım ve bunlardan biri son derece tuhaf hissettirdi çünkü hiçbir mahremiyetimin olmadığını hissettiğim bir grup mülakatıydı. Tüm kurulum yanlıştı. Gizlilik satan bir şirket, beş adayın birbirinin duyabileceği mesafede oturduğu ve birinin ekran arkasından sessizce not aldığı bir grup mülakatı yürütüyordu. Ana satış noktası gizlilik olan bir şirket, hiçbir gizlilik sunamadı. İsmini vermeyeceğim; anlamışsanız, anlamışsınızdır.
Her neyse, sadede gelelim. Kendinize sizi aşağıya çeken soruları sormaya devam ediyorsanız, bir yan proje başlatın. Bu, daha önce düşünmediğiniz seçenekleri ortaya çıkarabilir. Ya da gönüllü bir iş edinin. X'te Topluluk Yazarlığı yapıyorum ve evet, sizin yapay zeka tarafından üretilen sahte haberlerinizi derecelendirdiğimiz bir pozisyondayım :P
Her şeyden önce, benim durumum bazı açılardan tuhaf çünkü on yıldan fazla bir süre bir yerde yaşadıktan sonra oradan tekrardan göç etmek isteyen pek insan yok. Bunu bir perspektife oturtmak gerekli. Öte yandan, bir projeye başlamanın büyük bir sorumluluk getirdiğini biliyorum ve birisi için çalışmanın daha az baş ağrısı anlamına geldiğini de biliyorum. Ancak, istediğiniz işi bulamıyorsanız ne yapacaksınız? Kendi işinizi yaratacaksınız.
Kafenin sahibi olarak şirketin varlıklarını kurtarmak ve borçlarını temizlemek için birkaç yıl boyunca ücretsiz olarak çalıştım; neredeyse bir gönüllü gibi işletmeyi işlettim. Zor ve acı vericiydi çünkü çoğu zaman yaptığım işi sevmiyordum; kendimi hiçbir zaman bir kahve dükkanı işletirken görmemiştim. Bu yüzden kendinizi yapacağınızı görmediğiniz işte çalışma tuzağına düşmeyin, çünkü çıkış süreci çok sancılı olabiliyor. Sonunda şanslıydım çünkü kafeyi satmayı başardım. Sağlığım kötüye gidiyordu ve tek bir şeye bile odaklanamıyordum. Bundan tek anladığım; kendi yarattığınız bir işi kurtarmak için hayatınızı feda etmeyin. Bu sadece bir iş ve eğer bu işin hayatınız olmasını istiyorsanız, onu akıllıca seçin. Büyük bir sorumluluk gerektiriyor. Kafeyi ilk satın aldığımda ne yaptığımı bile bilmiyormuşum dedim. Bu benim için büyük bir öğrenme süreciydi. Bu yüzden temel tavsiyem şu: Kalbinizin ait olmadığı hiçbir şeye başlamayın. Kendim, arkadaşlarım ve ailem için yemek pişirmeyi seviyorum ama toplu yemek hizmeti vermeyi değil, sadece yemek pişirmeyi.
Yeni projeler neler olabilir?
Sosyal medyayı hem seviyor hem de gizlilik ihlalleri nedeniyle aynı anda ondan nefret ediyordum. Bu yüzden takip kodları tarafından izlenmediğiniz (JavaScript içermeyen) Mevzuat Raporu'nu kurmaya karar verdim. Hâlâ deneme aşamasında, böylece üzerinde rahatça oynayabiliyorum. Harika bir şey; en azından benim, ailem ve platformdaki diğer 20 kişi için :) Yazılım üretmek kolay değil ancak bugünün araçlarıyla; yapılandırılmış iyi bir fikriniz, bilgisayar mimarisi ve yazılım bilginiz varsa çok ileriye gidebilirsiniz. Bu yetkinlikleriniz varsa yazılım konusu cebinizde. Mesele şu ki yazılım tek seçenek de değil; gerçek hayatta her yerde zorluklar var. Onlara sadece doğru açıdan bakmanız gerekli, o zaman görünürler. Benim açımdan ben bayağı açıyı görebiliyorum, yalnız bunları görürken de her seferinde kendime diğer bir harika soruyu soruyorum: “Bunu hayatın boyunca yapmak istiyor musun?” Bu harika bir soru çünkü bunu sormak anahtar bir fikrin kapısını açıyor: İçinizde doğru bir istek varsa, bu doğru iş isteğinizi devredebileceğiniz insanları da bulmanız gayet olasıdır. Kuracağınız işi tüm hayatınız boyunca yapacağınız kesin değildir. Belki de yaparsınız, kim bilir. Ancak bu işi yorulmadan yapmaya istekliyseniz başlayın. Hiçbir şey sizi durduramaz ve eninde sonunda yaptığınız işte başarılı olursunuz.
Bana gelirsek, yeniden yazmaya başladım ve yan projelerimi bunun etrafında kuruyorum. Çok değiller ama "son zamanlarda ne yaptım?" sorusuna yanıt verebiliyorlar.
Peki, siz neler yapıyorsunuz? Bana bildirin.
lelacag @ gmail.com adresinden bana e-posta gönderebilirsiniz.
Herhangi bir şeye başlamaya karar vermek bile zordur. Size ne yapacağınızı söyleyen kimse olmadığında, kelimenin tam anlamıyla her şeyi oldurmak zormuş gibi gelebilir. Peki tekrardan başlama isteğinizi nasıl kazanırsınız? Her zaman dışarıya bakıp, “Ya, bu insanlar ne kadar üretken. Ben son zamanlarda ne yaptım?” diye mi düşünürsünüz? Bu sorgulama büyük bir hata ve ben bu temel hatayı yapanlardan biriyim; aynı zamanda tek olanın ben olduğumu da zannetmiyorum.
Nasıl başlanır, hatalardan ders alabiliyor muyuz?
Kendinize sürekli “Son zamanlarda ne yaptım?” diye soruyorsanız bu gerçekten zordur. Bu soruyu moralinizi düşürecek başka perçinleyici bir soru takip eder: “Eee, sonra?”
Kafeyi satıp Toronto’dan İstanbul’a büyük bir sıçrayış yaptıktan sonra işler benim için biraz bulanıktı. Ülkeler arasında taşınmak için iyi tasarlanmış bir planım yoktu; aynı zamanda bunu ikinci kez deneyimliyordum :) İşim yoktu ve Türkiye’deki çevremle iletişimim sönükleşmişti (ki bu dürüst olmak gerekirse tuhaf bir durum). “Yüzsüz”ün anlamını herkes bilir, yani “utanmaz, ısrarcı” anlamına gelir ve benim böyle biri olma ihtimalim bayağı düşük. Bu yüzden insanlara bir iş hakkında bir kez sorduktan sonra tekrar sormam.
Görünüşe göre mülakatlarda da şansım yaver gitmedi. Birkaç teknoloji şirketiyle mülakat yaptım ve bunlardan biri son derece tuhaf hissettirdi çünkü hiçbir mahremiyetimin olmadığını hissettiğim bir grup mülakatıydı. Tüm kurulum yanlıştı. Gizlilik satan bir şirket, beş adayın birbirinin duyabileceği mesafede oturduğu ve birinin ekran arkasından sessizce not aldığı bir grup mülakatı yürütüyordu. Ana satış noktası gizlilik olan bir şirket, hiçbir gizlilik sunamadı. İsmini vermeyeceğim; anlamışsanız, anlamışsınızdır.
Her neyse, sadede gelelim. Kendinize sizi aşağıya çeken soruları sormaya devam ediyorsanız, bir yan proje başlatın. Bu, daha önce düşünmediğiniz seçenekleri ortaya çıkarabilir. Ya da gönüllü bir iş edinin. X'te Topluluk Yazarlığı yapıyorum ve evet, sizin yapay zeka tarafından üretilen sahte haberlerinizi derecelendirdiğimiz bir pozisyondayım :P
Her şeyden önce, benim durumum bazı açılardan tuhaf çünkü on yıldan fazla bir süre bir yerde yaşadıktan sonra oradan tekrardan göç etmek isteyen pek insan yok. Bunu bir perspektife oturtmak gerekli. Öte yandan, bir projeye başlamanın büyük bir sorumluluk getirdiğini biliyorum ve birisi için çalışmanın daha az baş ağrısı anlamına geldiğini de biliyorum. Ancak, istediğiniz işi bulamıyorsanız ne yapacaksınız? Kendi işinizi yaratacaksınız.
Kafenin sahibi olarak şirketin varlıklarını kurtarmak ve borçlarını temizlemek için birkaç yıl boyunca ücretsiz olarak çalıştım; neredeyse bir gönüllü gibi işletmeyi işlettim. Zor ve acı vericiydi çünkü çoğu zaman yaptığım işi sevmiyordum; kendimi hiçbir zaman bir kahve dükkanı işletirken görmemiştim. Bu yüzden kendinizi yapacağınızı görmediğiniz işte çalışma tuzağına düşmeyin, çünkü çıkış süreci çok sancılı olabiliyor. Sonunda şanslıydım çünkü kafeyi satmayı başardım. Sağlığım kötüye gidiyordu ve tek bir şeye bile odaklanamıyordum. Bundan tek anladığım; kendi yarattığınız bir işi kurtarmak için hayatınızı feda etmeyin. Bu sadece bir iş ve eğer bu işin hayatınız olmasını istiyorsanız, onu akıllıca seçin. Büyük bir sorumluluk gerektiriyor. Kafeyi ilk satın aldığımda ne yaptığımı bile bilmiyormuşum dedim. Bu benim için büyük bir öğrenme süreciydi. Bu yüzden temel tavsiyem şu: Kalbinizin ait olmadığı hiçbir şeye başlamayın. Kendim, arkadaşlarım ve ailem için yemek pişirmeyi seviyorum ama toplu yemek hizmeti vermeyi değil, sadece yemek pişirmeyi.
Yeni projeler neler olabilir?
Sosyal medyayı hem seviyor hem de gizlilik ihlalleri nedeniyle aynı anda ondan nefret ediyordum. Bu yüzden takip kodları tarafından izlenmediğiniz (JavaScript içermeyen) Mevzuat Raporu'nu kurmaya karar verdim. Hâlâ deneme aşamasında, böylece üzerinde rahatça oynayabiliyorum. Harika bir şey; en azından benim, ailem ve platformdaki diğer 20 kişi için :) Yazılım üretmek kolay değil ancak bugünün araçlarıyla; yapılandırılmış iyi bir fikriniz, bilgisayar mimarisi ve yazılım bilginiz varsa çok ileriye gidebilirsiniz. Bu yetkinlikleriniz varsa yazılım konusu cebinizde. Mesele şu ki yazılım tek seçenek de değil; gerçek hayatta her yerde zorluklar var. Onlara sadece doğru açıdan bakmanız gerekli, o zaman görünürler. Benim açımdan ben bayağı açıyı görebiliyorum, yalnız bunları görürken de her seferinde kendime diğer bir harika soruyu soruyorum: “Bunu hayatın boyunca yapmak istiyor musun?” Bu harika bir soru çünkü bunu sormak anahtar bir fikrin kapısını açıyor: İçinizde doğru bir istek varsa, bu doğru iş isteğinizi devredebileceğiniz insanları da bulmanız gayet olasıdır. Kuracağınız işi tüm hayatınız boyunca yapacağınız kesin değildir. Belki de yaparsınız, kim bilir. Ancak bu işi yorulmadan yapmaya istekliyseniz başlayın. Hiçbir şey sizi durduramaz ve eninde sonunda yaptığınız işte başarılı olursunuz.
Bana gelirsek, yeniden yazmaya başladım ve yan projelerimi bunun etrafında kuruyorum. Çok değiller ama "son zamanlarda ne yaptım?" sorusuna yanıt verebiliyorlar.
Peki, siz neler yapıyorsunuz? Bana bildirin.
lelacag @ gmail.com adresinden bana e-posta gönderebilirsiniz.